SMK Dergi

Gezi Parkı Olayları ve Sosyal Medyanın Topluma Etkileri

Gezi Parkı Olayları ve Sosyal Medyanın Topluma Etkileri

Sosyal Medya  hayatımıza girdiğinden beri, yaşantımızda bir çok değişiklik ortaya çıktı. Yeni hobilerimiz, yeni uğraşlarımız çıktı ortaya. İnkar edilemeyecek bir gerçek varsa o da sosyal mecranın hayatımızı direkt etki altına aldığıdır.

Dünyada yaklaşık iki milyar insan internet kullanıyor ve bu kullanıcılardan oluşan içerik/mecra, aynı oranda insan tarafından canlı olarak takip ediliyor.  Sosyal medya da ön planda olabilmek için, özgün, yaratıcı ve samimi  olmak zorundasınız. Yani sosyal medya, aslında insanların kreatif taraflarını ön plana çıkaran bir o kadar da dürüst ve samimi olmasını sağlayan farklı bir mecradır. Fikir  ve düşüncelerin önem kazandığı bu mecrada söz sahibi olabilmeniz için özgün, objektif ve istikrarlı bir yapınızın olması şarttır.

Öyle ki; gerçek hayatında son derece pasif ve deneyimsiz olan bir insan bile, sosyal medyada ki başarısı ile milyonlarca kişi tarafından takip edilip, tanınan bir şahıs haline dönüşebiliyor.

Bu sebeple sosyal medyanın faydalı tarafının yanında, bilgisiz ve yanlış kullanımı ile kötü sonuçlarının da ortaya çıkabiliyor olması da kaçınılmaz bir durumdur. Eş zamanlı olarak yayılan bilgi ve içerik, anında geniş kitlelere ulaştığından, birçok kurum/marka da artık kampanya, etkinlik, bilgi aktarımı gibi paylaşımlarını sosyal medya üzerinden geniş kitlelere ulaştırmaktadır.

Sosyal medyanın gelişmesiyle, eğitim ve öğretim alanlarında da yenilikler yapılması zorunlu hale gelmiştir. Yeni web teknolojilerinin kullanıldığı günümüzde, yeni doğan çocukların eğitilebilmesi için yeni yöntemler oluşturulması ve bu yöntemlerin fayda sağlaması gereksinimi doğmuştur.

Sosyal mecralarda toplumun  her bir kişisi, belli bir potansiyel taşır ve bu potansiyel bir gün açığa çıkacaktır. Tıpkı 31 Mayıs 2013′de başlayan gezi parkı hareketinde olduğu gibi. Gezi Parkı eylemi Türkiye’de ilk defa sosyal medya’nın ana akım medyayı resmi olarak mağlup ettiği tarih olarak kayıt edilmiştir. Taksim’de 50 kişilik bir grup ile başlayan zararsız gösteriler, 10 binlere hatta milyonlara ulaşmıştır.

Sosyal Medya Nedir? sorsunun sıkça sorulduğu bugünlerde yaşanan bu olaylar, sosyal medyayı daha da popüler hale getirmiş ve birçok insan gerçek bilgiler sosyal medya ağlarından takip etmiştir. Tabi ki yalan yanlış manipüle edici bilgi kirliliğide bu yoğun trafik içierisindeki yerini almıştır.

geazi olayları

Sosyal Medya’nın doğru ve etkin kullanımının toplumu nasıl etkilediği ve yönlendirdiği konusuna bu son olayda hepimiz canlı canlı şahitlik ettik. Herkes farklı yorumlarda bulundu ve tepkisini dile getirdi.

Ancak konu ile ilgili en “marjinal” yorum Sn. Başbakandan geldi. “Sosyal Medya Toplumların Baş Belasıdır” dedi, Sn. Başbakan… 

Hayır. Sayın Başbakanım, konu aslında öyle değildi, Konu artık “Sosyal Medya Toplumların İletişim Aracıdır” olmalıydı… Bu konu da danışmanlıklarınızın ve yardımcılarınızın zaafiyeti olduğunu gördük Ülke olarak…

Oysa ki; 2011 yılında Cumhurbaşakanımız Sn. Abdullah Gül’ün gönderdiği Tweetinde bakın ne yazmıştı(!) Biraz durup düşünmek gerek bence….

 

Sosyal Medya’yı ne olduğundan küçük göstermeye çalışmalı, ne de fazla abartmalıyız. İşin özü dünya da artık iletişimin şekli değişmiştir, Bu konu da zaafiyeti olan bir devlet adamı olsa bile kendini geliştirmek ve yeni düzene ayak uydurmak zorundadır. Sadece devlet adamları değil, sosyal medya ile elde edilen çift yönlü iletişim sayesinde bir çok marka ve kurumda artık yeni strateji ve alternatif yönetimler sergilemelidir. Son olaylarda gördük ki bir çok marka, kullanıcılarından gelen tepkiler üzerine açıklama yapmak zorunda kalmışlardır. Bunlardan bazıları, NTV, Garanti Bankası ve Starbucks Türkiye v.b.

Bunların dışında normal hayatta yanyana gelemeyeceğimiz ya da iletişime geçme şansımızın olmadığı bir çok sanatçı da konuyla ilgili fikirlerini sosyal medya’dan beyan etmiştir.

Mesela; 4 Milyon takipçisi olduğu halde bugüne kadar benim sosyal medyada konuşucak bir şeyim yok açıklamasını yapan Sevgili Cem Yılmaz’ın Twitter’dan aktardığı yardım çağrıları gibi gibi…

 

Sosyal Medya sayesinde küçük bir doğa hareketi ile başlayan eylem kocaman bir toplumsal harekete dönüşmüş ve son olarak yaptığı canlı yayında Başbakan Yardımcısı Sn. Bülent Arınç masum vatandaşlardan özür dilemesi ile farklı bir boyuta geçen Gezi Parkı olaylarında yaşanılan ve yaşanılmaya devam eden süreç aslında herşeyi tüm çıplaklığıyla bizlere açıklamaktadır. Kimse susturulamamış, hiç birşey gizlenmemiş, masum ve haklı olanlar haklılıklarını en iyi şekilde dile getirmişlerdir.

 

Twitter

31 Mayıs’ta Gezi Parkı’nda başlayan ve tüm Türkiye’de devam eden olaylarla ilgili olarak en büyük bilgi trafiği Twitter üzerinden gerçekleşti.

Olaylarla ilgili bir çok  hashtag kullanıldı ve bu hashtagler’ler sadece Türkiye değil, tüm dünya’da Trending Topic olurken, LinkedIn’de Türkiye Bölgesinden sorumlu olarak görev yapan Ali Rıza Babaoğlan öne çıkan hashtag’lerle ilgili ilginç bir analiz paylaştı.

 

Tüm haberler mailinize gelsin!

3 Yorum

  1. Irfan Demir
    04 Haziran 2013 at 22:15 - Yorum

    iyi günler ben avusturyada yasiyan bir isciyim 8 günden beri türkiyedeki gelismeleri izliyorum 8 günden beri insanlara uygulanan asri güc ve baskilar hitler fasizminin zulmünü geride birakti, insani düsündürüyor insanlarin en demokratik bir bicimde gelisen tepkilerine acimasizca uygulanan baskilar insanin kendisine sorasi geliyor niye bu düsmanlik, niye bu acimasizlik, kendi toplumunu halkini bu kadar ezen, zulüm uygulayan bir anlayisi aslinda coktan al asagi edilmesi gerekiyordu, neden diye soracaksiniz, köylü hakini ariyor al anani git diyeceksin, sendikalar eylem yapiyor ayak takimi diyeceksin, insanligia ekmeginie, özgürlügünüe sahip cikanlara capulcu diyeceksin, ilerici devrimci aydin düsünenleri alip hapislere tikacaksin, sosyal devlet, insanca yasamak icin alanlara cikanlara böcekleri öldürür gibi gazliyacaksin, bayanlar özgürlükleri icin eylem yaparken arkadan sinek kovalar gibi gaz sikacaksin, insanlarin özel hayatina müdahle edeceksin, devrimciler sinifsiz sömürüsüz bir yasam yaratmak icin alanlara ciktiklarinda terörüst diye saldiracaksin insanlarin kardesce yasamasini engellemek icin dini kulanacaksin, halki acliga yoksuluga mahküm edeceksin hepsi bunlarin bir bütünü simdi türkiye halki uyandi yani recep talip erdogan uyuyan devi uyandirdi, halk artik yeter dedi sokaga cikti, bazi kendini akilli sananlar bugünde halkin gözünün icine baka baka yalan söylüyorlar yoki efendim halkin arasinda pravöktörler var diyerek gelisen tepkileri kirmaya calisiyorlar ama ne yazikki sokaklardaki insanlar el ele kardes kardese sunu diyorlar herkes burda solcusu aydini türkü lazi yani herkesimden insanlar dayatmalara karsi artik dayanamadilar yeter dediler, talip bey suryeyi karistirdin neden amerika görevi sana verdi bana agzine yüzüne bulastirdin, reyhanlinin bombalanmasinda payiniz ver cünkü türk halkini savasa razi etmek icin önünüzde iran görevi var sikistin türk halki savasi kabül etmeyecek bundan dolayi tahmülsüz davraniyorsun kendi halkina capulcu, ayyas diyorsun bu halka en kötü muamaleai uyguluyorsun, unutma bu ne sana nede yandaslarinin yanina kar kalmaz bu halk bunun hesabini böyle soruyor türküyle, kürdüyle lazi cerkeziyle cocugu yaslisiyla genci kadiniyla dayatmalariniza kasim pasali tutumunuza bas kaldiriyor senden hesap soruyor.

  2. Ekrem
    08 Eylül 2013 at 13:15 - Yorum

    Ben burada sosyal medyanın toplumsal gelişim üzerindeki tarafları üzerinde değerlendirmede bulunmak istiyorum.Sosyal medya istenen amaçlar doğrultusunda kullanıldığında gerçekten toplumun gelişimi adına çok faydalı.Bu sonuçla insanlar,yaşanan olaylar karşısında düşüncelerini gerçekten! ortaya koyabiliyorlar ise bu,toplumun kesinlikle daha gelişen bir noktaya doğru gitmesinede büyük katkılar sağlamakta.Hatta bu anlamda çeşitli olaylar karşısında sıkça yorumlar yapan kişilerin zamanla kendilerini bir ‘Toplum Önderi’ olarak gördüğünü de belirtmeden geçemeyeceğim.Ammavelakin,sosyal medya bazı kişilerin/grupların yönlendirmesine açık ise yani kişilerin hür iradelerini ifade ettikleri bir platform’un dışında kalıyorsa,burada toplumun ilerlemesinden ziyade,daha kötü noktalara gidilmesini sağlayan bir durumla karşı karşıyayız demektir.

  3. Sosyal Medya Nedir? | Mehmet Can KILIÇ
    12 Ağustos 2014 at 14:34 - Yorum

    […] bir oluşum olarak düşündüğünde sosyal medyanın toplum üzerinde de etkisi büyüktür ve ülkerler arası kültür  ile  yaşam şartlarına bağlı olarak kullanım […]

İlgili Yazılar



© 2011 - 2014 Sosyal Medya Kulübü